Türk Ahşap Sanatının Tarihçesi

Bilindiği gibi Türklerinde devlet kurmadan önce, küçük topluluklar (kavimler) halinde yaşadıkları bir dönemleri olmuştur. Bu bozkır kültüründe insanlarının savaşçı, avcı ve göçebe oldukları da bir gerçektir.

Türklerde sanat, Türklerin ilk yerleşim yeri olan iç Asya’nın bozkırlarında başlamış, tarihin akışıyla beraber batıya doğru kaymış ve Ön Asya’da en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Gonca Yayan – Ayşen Kılıç

Sanıldığının aksine Türkler, İslamiyeti kabullerinden önce de sanat adına çok zengin eserler ortaya koymuşlardır. Bu eserlerde; oturdukları en eski yurtları olan Orta Asya’nın coğrafyasını, iklimini, sosyal durumlarına, kültür ve şartları, bu şartların getirmiş olduğu yaşama biçimlerini ve etkilerini sıkca yan-sıtmışlardır. Daha çok Orta Asya’da üç büyük sanat üretimi; resim, ağaç oyma-cılığı ve toprak heykel alanlarında gelişmiştir. Kazılarda özellikle Penakent’te güzel fakat parça halinde bulunan ağaç oyma sanatının verileri sınırlı kalmıştır. (Kurban; 2009,111)

Türkler Orta Asya bozkırlarında göçebe bir hayat yaşadıkları için kul-landıkları eşyaları da daima taşınabilir boyutlarda olmuştur. Bu hayat tarzında portatif çadırlar, toplanabilir yataklar kullandıklarından ahşabı mobilya olarak kullanma ihtiyacını pek duymamışlardır.

Bu bozkırlarda yaşama şartlarının da hayatı zorlaştırmasına rağmen Türkler, sanattan ve ahşabı kullanmaktan, onu süslemekten geri kalmamışlar-dır. Kullandıkları eşyalarında, kıyafetlerinde, çadırlarında, at koşum malzeme-lerinde sanatsal figürleri ahşaba da uygulamışlardır. Hatta ahşabı bir süs eşyası olarak her yerde kullanırken ahşabı oyma heykeller yaparak da kullanmışlar-dır. Bu eşsiz eserlerde ki süsleme sanatı; Türklerin kurduğu her imparatorlukla birlikte değişim göstermiş ve her seferinde farklı eserler ortaya çıkartmışlardır.

Türkler Sibirya’dan Çin’e kadar uzanan bu bozkır coğrafyasında atlı kültüre bağlı olarak birçok topluluklar meydana getirmişlerdir. Bu dönemle- 11 re ait pek çok mezarlar da ortaya çıkarılmıştır. Turfan bölgesinde Bezeklik ve Martuk kazıların da ortaya çıkan pek çok eserde, Türklere ait ipek, keten kumaş, kenevir ve tahta üzerine yapılmış resim çalışmalarının yanı sıra bu me-zarlarda; (kurganlarda) insan yüzlü, oymalı komalar ile beraber ok başları da bulunmuştur. Bu eserlerin pek çoğunda süsleme olarak da hayvan figürlerinin kullanıldığı görülmüştür. Hayvan figürlerinde görülen bu üslupların, Hun sa-natında gelişmeye başladığı düşünülmektedir.

Bozkır kültüründe göçebe ortamında kullanılan bu eşyaların taşına-bilecek boyda olmaları, göçebe toplulukları arasında bir dayanışma birliğinin kurulmasını da sağlamıştır. Bu birlik Hun İmparatorluğunun ortaya çıkması ile daha da sağlamlaşmıştır. (Yüksel, 2002, 3,4)

You Might Also Like